Добавить новость
ru24.net
World News
Январь
2026
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31

KANADA BAŞBAKANI MARK CARNEY’NİN ÇİN ZİYARETİ

0

Giriş

Kanada Başbakanı Mark Carney, 14–17 Ocak 2026 tarihleri arasında Çin’in başkenti Pekin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, yaklaşık 8 yıl sonra Çin’e yapılan ilk Kanada Başbakanı ziyareti olmasından dolayı büyük önem taşımaktadır.

Bilindiği üzere, Kanada, coğrafi ve ekonomik açıdan uzun süredir ABD’nin en yakın müttefiklerinden biridir. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın son zamanlarda artan ekonomik korumacılığı ve düşmanca algılanan gümrük tarifesi politikaları, ABD’nin ulusal çıkarlarına dayalı bencil dış politika anlayışı ve son zamanlarda artan hukuk dışı askeri eylemleriyle birleştiğinde, bu köklü ilişkiyi ciddi anlamda zedelemiştir. Trump, ikinci Başkanlık dönemine başlarken Kanada’yı ABD’nin 51. eyaleti yapma yönünde artan istekliliğiyle de ikili ilişkilerin mevcut seyrini değiştirerek gerginlik yaratmıştır. Bu anlamda, Amerika Birleşik Devletleri’nin kapı komşusu, önemini yitiren ve günümüzde etkisiz hale gelen NAFTA kuruluşunun üyesi ve aynı zamanda Batı’nın askeri alyansı NATO’ya üye devlet statüsünü koruyan Kanada Başbakanı’nın yeni yılın ilk ayında Pasifik bölgesinin yükselen gücü ve ABD’nin en güçlü rakibi haline gelen Çin’e yönelik ziyareti dikkat çekmektedir.

Başbakan Carney’nin Çin Seferi: Yeni Bir Dünya Kuruluyor

Başbakan Mark Carney, ziyareti kapsamında, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çin Başbakanı Li Çiang ve diğer üst düzey yetkililerle görüşmeler yaparak, Kanada ile Çin arasında son yıllarda durağan giden mevcut diplomatik ilişkileri yeniden revize etmeyi amaçlamıştır. Carney, ziyaret boyunca Kanada-Çin ilişkilerinde “yeni bir dönemin” başladığını vurgulamış ve iki ülke arasında stratejik ortaklık kurulmasına yönelik adımlar atılması gerektiğinin altını çizmiştir. Kanada ve Çin, aynı zamanda küresel meselelerde daha çok sorumluluk almayı ve küresel yönetişim alanında önemli bir karar alıcı organı olmaya hedefleyen G-7 platformunun üyesidirler.

Kanada ve Çin hükümeti arasındaki görüşmeler birçok alt başlığı içermektedir. Ekonomik ve ticari anlaşmalar başlığında ele alınan konular arasında, ticari engellerin azaltılmasına yönelik önemli kararlar yer almaktadır. Kanada, ABD karşısında artan ticari kısıtlama ve artan yaptırımlar karşısında, Çin’le ekonomik ilişkiler bağlamında önemli adımlar atmıştır. Carney, 2025 yılında Kanada’nın ihracatının yaklaşık yüzde 75’inden fazlasının hâlen ABD’ye yapıldığını belirtmiş ve “Tek bir ticaret ortağına güvenemeyiz” ifadelerini kullanmıştır. Carney’ye göre, bu durum, Kanada’nın yalnızca tek bir ticaret partnerine bağlı kalmasının risklerini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, örneğin, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara getirilen %100 ek gümrük vergisi kaldırılmış, yerine yılda 49.000 araca kadar %6,1 oranında gümrük vergisi uygulanmaya başlanmıştır. Çin de, Kanada’nın tarım ürünleri ihracatına (kanola, deniz ürünleri vb.) uygulanan tarifeleri düşürme taahhüdünde bulunmuştur.

Ancak Kanada hükümetinin binlerce kilometre uzaklarda yeni bir ekonomik müttefik arayışında ve bu müttefikin de Çin olmasının, Kanada’nın ABD ile olan ikili ilişkilerine olumsuz yönde yansıması da muhtemeldir. İki lider arasında, ayrıca, enerji, tarım, gıda güvenliği, kültür ve kamu güvenliği alanlarında yeni iş birliği çerçeveleri üzerinde de anlaşma sağlanmış ve ikili görüşme sadece ekonomik temelde kalmamıştır. Bu bağlamda, Kanada, özellikle Çin’e enerji ticaretini arttırmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda, Kanada’nın Alberta eyaletindeki petrolün Pasifik kıyısına yeni boru hattıyla ulaştırılması planlanmaktadır.

Bu ziyaretin, gündemdeki küresel ekonomik ve jeopolitik gerilimler (özellikle ABD ile ilişkilerdeki zorluklar) ışığında önemli bir adım olduğunu ortaya çıkmaktadır. İkili ilişkileri geliştirmeye yeşil ışık yakan bu ziyaret, Kanada ile Çin arasında oldukça önemli bir diplomatik ilerleme işareti olarak kıymetlendirilmektedir. Ekonomik, ticari ve stratejik ilişkilerde yeni bir sayfa açmayı hedefleyen bu temas, iki ülke arasındaki uzun süreli gerginliğin azaltılması ve ilişkilerin yeniden yapılandırılması açısından stratejik açıdan önemli görülmektedir. Çin devlet medyası da, aylardır Kanada hükümetine ABD’den bağımsız bir dış politika yolu belirlemesi, yani “stratejik özerklik” benimsemesi çağrısında bulunmaktadır.

Ancak bu ziyaret, haliyle Kanada iç politikasında bazı önemli eleştirileri de beraberinde getirmiştir. Bu eleştiriler, özünde, insan hakları ve göç konusunda dünyada örnek olarak gösterilen bu demokratik devletin, dış politika çıkarları ekseninde kendi değerlerini göz ardı ettiği ve otoriter bir devletle yakınlaştığı yönündedir. Kanada’daki liberal çevreler, bu ziyaret kapsamında Çin’deki insan hakları ihlallerinin de gündeme getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Başbakan Carney ve hükümetlerine bazı eleştirilerde bulunmaktadır. Bir diğer önemli konu ise, Çinli teknoloji şirketi Huawei’in Mali İşler Direktörü Mıng Vancou’nun, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık 2018’de Kanada’nın Vancouver kentinde tutuklanmasıyla Batı-Çin ilişkilerinin yakın geçmişte gerilmesidir. İkili ilişkilerde iki yıl önce yaşanan bir diğer gelişme ise Joe Biden döneminde yaşanan tarife gerilimi olmuştur. Dönemin Kanada Başbakanı Justin Trudeau, 2024’te, ABD’de dönemin Başkanı Joe Biden hükümetinin aldığı kararı izleyerek Çin’den ithal elektrikli araçlara yüzde 100, alüminyum ile çelik ürünlerine de yüzde 25 gümrük vergisi getirmiştir.  Çin hükümeti ise, bunun Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına aykırı olduğunu savunarak, Kanada aleyhine şikayet başvurusunda bulunmuş ve bu ülkeye karşı “ayrımcılık” soruşturması başlatmıştır. Tüm bu yaşanan gerilimlere rağmen, iki liderin yeniden bir araya gelerek ortak zeminde buluşabilmesi önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Sonuç

Başbakan Carney’nin Çin ziyareti, Kanada ile Çin arasında oldukça önemli bir diplomatik kırılma ve ilerleme işareti olarak görülüyor. Kanada hükümetinin ABD’ye daha az bağımlı olmasına imkân tanıyan bu önemli görüşme, mevcut müttefiklik ilişkilerinin karşılıklı kazanç ilkesi ile yeniden inşa edildiğini göstermektedir. Ekonomik ve stratejik ilişkilerde yeni bir sayfa açmayı hedefleyen bu temas, iki ülke arasındaki uzun süreli gerginliğin azaltılması ve ilişkilerin yeniden yapılandırılması açısından çok önemlidir. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de, her iki tarafı iş birliğini teşvik etmeye yönelik çabaları arttırmaya ve negatif listeyi daraltmaya çağırarak, daha derin ve kapsamlı bir iş birliği yoluyla ortak çıkar bağlara hizmet edeceklerini ifade etmiştir. Devlet düzeyindeki bu ikili ziyaret sonrasında tazelenen ilişkiler, bir kez daha can suyunu alarak Ottawa-Pekin hattındaki tohumların yeniden yeşermesine imkân tanıyacaktır.

Dr. Seda Gözde TOKATLI




Moscow.media
Частные объявления сегодня





Rss.plus
















Музыкальные новости




























Спорт в России и мире

Новости спорта


Новости тенниса