Добавить новость
ru24.net
World News in Turkish
Март
2026
1 2 3 4 5 6 7 8 9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31

İZLANDA AB ÜYELİĞİ İÇİN REFERANDUMA GİDİYOR

0

Giriş

Atlantik Okyanusu’nda Kuzey Amerika ile Avrupa kıtaları arasında konumlanan bir ada devleti olan İzlanda Cumhuriyeti, kuzeyde Grönland Denizi, doğuda Norveç Denizi, güney ve batıda Atlantik Okyanusu ve kuzeybatıda ise onu Grönland’dan yaklaşık 320 km (200 mil) uzaklıkta ayıran Danimarka Boğazı ile çevrili ilginç bir Avrupa ülkesidir. Bağımsızlığını 1944 yılında kazanan İzlanda, başlarda Grönland gibi Danimarka’ya bağlı bir devletken, İkinci Dünya Savaşı süresince önce Almanya, daha sonra da İngiltere (Birleşik Krallık) tarafından işgal edilmiş, savaşın sonlarında İngilizler tarafından adayı devralan ABD ise, bu ülkenin bağımsızlığına olanak sağlamıştır.

Dünya haritasında İzlanda

Bu şekilde siyasi bağımsızlığını kazanan başkenti Reykjavik olan yaklaşık 400.000 nüfuslu İzlanda, 1946’dan beri Birleşmiş Milletler (BM), 1949’dan beri NATO (ki kurucu üyelerdendir), 1950’den beri Avrupa Konseyi, 1960’dan beri EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Birliği), 1973’ten beri Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), 1994’ten beri Avrupa Birliği (AB) serbest ticaret bölgesi/Gümrük Birliği, 1995’den beri Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), 1996’dan beri de Schengen bölgesi üyesi durumunda tanınmış ve önemli bir devlettir. Ayrıca İzlanda mükemmel bir demokrasi örneği olup, İskandinav ülkelerine benzer şekilde Freedom House ve benzeri ölçeklendirmelerde en iyi puanlı demokrasi ve en özgür devletlerden biri olarak bilinmektedir.

İzlanda haritası

Bu şekilde önemli bir devlet olan ve özellikle ABD ile Danimarka ve Avrupa Birliği’nin yaşadığı Grönland krizi ile jeopolitik değeri daha da artan İzlanda’nın mevcut hükümeti, bu yıl içerisinde AB üyeliği konusunu halk onayına (referanduma) sunma kararı alarak dünyada gündem olmuştur. Karar kesinleşirse, 29 Ağustos’ta sandıkların başına gidilerek AB üyeliği konusunda İzlanda halkının kesin bir karar vermesi istenecek ve bu şekilde İzlanda’nın AB üyeliği süreci de başlamış olacaktır. Ülkenin AB ile zaten her açıdan entegre olduğu da düşünülürse, bu referandumda “evet” kararı çıkması durumunda yakın gelecekte AB’nin bir üye daha kazanması büyük ihtimalle gerçekleşecek bir olasılık haline gelecektir.

İzlanda-AB İlişkileri

Coğrafi olarak kıta Avrupa’sından farklı konumu ve EFTA üyeliği nedeniyle Avrupa entegrasyonu konusunda en hevesli ülkelerden biri olmayan İzlanda, buna karşın 2008 küresel ekonomik krizi ardından ülkede yaşanan ciddi mali kriz nedeniyle 2009 yılı Temmuz ayında AB’ye katılmak için başvuruda bulunmuştur. Ancak 3 yıllık müzakerelere rağmen, Ortak Balıkçılık Politikası da dahil olmak üzere birçok önemli konuda tarafların uzlaşamaması nedeniyle, o dönemdeki sosyal demokrat eğilimli İzlanda hükümeti, müzakerelerin Nisan ayındaki parlamento seçimlerinden sonrasına kadar askıya alınacağını duyurmuştur. Ancak sonraki seçimlerde iktidardaki sol blok büyük bir yenilgiye uğrarken, merkezci İlerici Parti büyük bir zafer kazanmış ve İzlanda’nın AB üyeliğine karşı çıkan İlerici Parti ve Bağımsızlık Partisi liderleri, 22 Mayıs 2013’te, AB ile tüm katılım müzakerelerini askıya alacak ve referandumla onaylanmadıkça yeniden başlatmayacak bir koalisyon platformuna ulaşıldığını duyurmuşlardır. 22 Şubat’ta ise, iktidardaki partiler, konuyla ilgili bir referandum yapmadan üyelik başvurusunu resmen geri çekme konusunda anlaşmışlar ve bunu yapmak için parlamentonun onayını isteyen bir yasa tasarısı sunmuşlardır.

Bu şekilde, İzlanda, ilk kez 2009 yılında AB üyeliğine başvurduktan sonra, 2015 yılında, popülist sağ eğilimli partilerin iktidarı döneminde, oldukça ilerlemiş olan katılım sürecini askıya almıştır. Ancak ülkenin AB ile ilişkileri olumlu kalmaya devam etmiştir. Nitekim İzlanda, daha önce de belirtildiği üzere AB’nin ortak pazarına ve Schengen bölgesine dahildir. AB ve İzlanda, önemli dış politika konularında da aynı çizgide konumlanmakta ve düzenli diyalog yürütmektedirler. Nitekim taraflar, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) himayesinde ve ötesinde iş birliği yaparak, güvenlik ve savunma konularında da yakın ortak durumundadırlar. Dahası, İzlanda, özellikle Schengen Anlaşması aracılığıyla, adalet ve içişleri ile ilgili AB iş birliğinin önemli boyutlarına halihazırda katılmaktadır.

AB ile yakın ilişkilerin sonucunda, tesadüfi değildir ki, son birkaç yılda İzlanda’da AB’ye katılma tartışması yeniden alevlenmiştir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ABD’ye katma girişimleri de İzlanda’yı bu konuda cesaretlendirmiştir. Kasım 2024’teki son İzlanda parlamento seçimlerinin ardından, yeni koalisyon hükümeti, 2027 yılına kadar AB üyelik görüşmelerine başlanıp başlanmayacağına dair ulusal bir referandum yapılması konusunda anlaşmıştır. Avrupa Parlamentosu da, AB-İzlanda ilişkilerinin geliştirilmesinde yakından rol almaktadır. Avrupa Ekonomik Alanı Ortak Parlamento Komitesi’ne bir heyet göndermekte ve İzlanda ile yıllık ikili parlamentolar arası toplantı düzenlemektedir. Nitekim İzlanda hükümeti, Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunda 29 Ağustos’ta bir referandum yapılmasını önermiş ve bu konuda bir yasa tasarısı hazırlamıştır. Avrupa Komisyonu’nca olumlu karşılanan yasa tasarısı, bu hafta mecliste oylamaya sunulacaktır. Avrupa Komisyonu sözcüsü Markus Lammert, “İzlanda AB’nin yakın ve değerli bir ortağıdır” diyerek, “İş birliğimiz halihazırda güçlü ve geniş kapsamlı olup İzlandalı yetkililerle yakın iş birliğimizi sürdürmeyi ve daha da güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.” ifadesini kullanmıştır.

AB Referandumu’ndan Ne Sonuç Çıkar?

Mecliste onaylanırsa 29 Ağustos’da düzenlenmesi beklenen referandumda, İzlanda vatandaşlarına AB tam üyeliği için müzakerelere devam edilip edilmemesi gerektiği sorulacaktır. İzlanda dilinde soru şu şekilde olacaktır: “Á að halda áfram viðræðum um aðild Íslands að Evrópusambandinu?” (İzlanda’nın AB üyeliği için müzakereler devam etmeli mi?). Yanıtlar ise “Evet, müzakerelere devam edilmeli” veya “Hayır, müzakerelere devam edilmemeli” şeklinde olacaktır.

Mart 2026 tarihli güncel anketler, halkın çoğunluğunun AB üyeliği konusunda müzakerelere devam edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ancak anketlerde halen yüzde 10-20 arasında bir kararsız kitlenin bulunduğunu da belirtmek gerekir. Referandumdan “evet” kararı çıkması AB üyeliğini garantilemese de, İzlanda’nın çok büyük/kalabalık bir ülke olmaması (AB’nin hazmetme kapasitesi açısından) ve AB ile zaten birçok konuda halihazırda entegre/uyumlu olması sayesinde, kısa sürede müzakerelerin olumlu neticelenmesi olasıdır. İzlanda hükümeti, bu konuda şunları vaat etmektedir: “İzlanda, İzlanda halkı müzakerelere yeniden başlama kararı alırsa, liyakate dayalı bir üyelik sürecini üstlenmeye çok iyi hazırlanmış bir ülkedir. İzlanda, canlı bir demokrasi ve AB ile değerleri paylaşan, dış politika ve finansal düzenleme gibi alanlarda geniş bir uyum gösteren yakın bir ortaktır. İzlanda, ayrıca, Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) iş birliği ve Schengen Birliği aracılığıyla AB mevzuatını ve politikalarını uygulama konusunda uzun yıllara dayanan bir deneyime sahiptir.

Sonuç 

Sonuç olarak, 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde dünya jeopolitik dengeleri yeniden oluşurken, Avrupa Birliği (AB) de, diğer küresel güçler gibi, yakın çevresindeki mevcut üye ve ortaklarını geliştirerek bir küresel güç olma yönünde emin adımlar atmaktadır. Bu anlamda ABD ve Rusya gibi devletlerin askeri gücü önceleyen yaklaşımları karşısında, AB, ekonomik refah ve yüksek hukuk ve demokrasi standartlarına dayalı uygarlık projesi ile bir çekim alanı oluşturmaya gayret etmektedir. Bu bağlamda, İzlanda, Karadağ, Moldova, Ukrayna, Bosna Hersek vs. gibi birçok yeni devletin yakın gelecekte AB üyesi olmaları gayet mümkün, hatta olasıdır.

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ




Moscow.media
Частные объявления сегодня





Rss.plus
















Музыкальные новости




























Спорт в России и мире

Новости спорта


Новости тенниса